In reply to message #0
3 Halkımızın Avrupa’daki 50 Yıllık Tarihi’nde, yüz karası olmuş üç tıkaçımızdan, bu yazıda kilise ve onun yobaz ruhban sınıfına değinmekte yarar var sanırım. *** Yıl 1993, Xori Brahim Hajjo ile, uzun bir söyleşi yapmıştım. Bu söyleşi sırasında kilise ruhbanlarının eğitimsizliğini, gericiliğini, bilinçsizliğini, ortaçağcı zihniyetini,... Xori ile yemek yerken hep tartışırdım. Bana kilisenin bu konudaki inanç ilkelerinden birisini şöyle aktarmıştı: Evladım Jan! İtiraf etmek zorundayım... Seninle tartışırken, seni iyi yokluyor ve seziyorum, bu konulara çok ciddi eğiliyorsun! Bu tavır ve tutumundan 2-3 tane ruhbanımız olsa, bu kilise, bu hale kesin düşmüyecekti. Ama maalesef yok! Ve kiliselerimizi yıkımın pençesine teslim eden, hep tepesindeki patrikler olmuş, bunu sana ilk defa anıyorum. Bizi kökten de yıkan, yine onlar hep olmuş! Kilisemizde, tarihi ilkesel hatalarımızdan biri de şu olmakta: Ruhban kara cübbeyi giydimi, onu soymak yok! *** Tanrıbilimine göre, Yakubi ya da Süryani Ortodoks Kilisesi dediğimiz ... “dinsel” kurum, neden: Dinsiz, Kitapsız, İnançsız? Bu yönde yürümesi, tarihte ne zaman başlamış? Hıristiyanlıktan uzaklaşması ya da daha doğrusu, dinsel yolundan sapması, ne zaman başladı? Bu konuda araştırma yapmış ya da ilgilenmiş, bilimci hemen hemen yok! Batı Dünyasında, Doğubilimi bölümlerinde, süryanibilimciler kilisenin diliyle, kilise binalarıyla, misyonuyla, tarihiyle, felsefesiyle, ayinleriyle,...... ilgilenmiş. Bu konuda yayınlanmış yığınlarla ürünleri var, ruhbanlarımız, bunlardan ne derece yararlandı ya da yararlanıyor? Bu konuda bilgisi olanlar, lütfen buraya not düşün, bizi bilgilendirin. *** Avrupa’da kilisemiz, neden sağlam bir kayaya çarptı? Konu ile ilgili bilgisi, düşüncesi,... olanlar, bu bildiğinizi, buraya aktarırsanız sevinirim.
|