In reply to message #0
2 Doğu-Batı Süryanilerinde kilise konusuna gelince... 2 bin yıllık bir tarihe sahip bir kurum. Onu Face’in küçük bir karesine sığdırmak çok zor! Hele bunun bilgisine sahip değilseniz, daha zor bir konu olur. Konu böyle kolay bir konu olsaydı, dünyanın dört bir yanında bulunan üniversite ve akademide ayrı bölümü hem olmaz, hem de yıllardır onu araştıran dinbilimci, dilci, tarihçi, felsefeci, coğrafyacı,... olmuyacaktı. Benim burda üzerinde durduğum genelde tarihteki politik çizgisi... Çünkü, bizi günümüzdeki halimize getiren o! Ve ne yazık ki doğubilimi içinde buna yönelen ve değinen hiç olmamış. Çok erken bir dönemde, Mezopotamya’daki üniversite ve akademilerde iki tane politik çizgi vardı. Bunların biri ahiretçi ve diğeride dünyevi idi. Günümüz diliyle biri dinci, diğeri de ulusalcı idi. Dincilerin başını Süryani Afrëm (yaklaşık 306-373) çekmiş. Ulusalcıların başınıda Bardayşan (yaklaşık 154-222) çekmiş. Bu iki çizgi ne kadar bir süre devam etmiş? Bu konuda yeterince bilgim şu an yok! Ve bilindik Afrëm’in ahiretçi çizgisi bugüne ulaşmış. Yani kilise etno, ulus, millet, halk,... olmamızı istemediği gibi, olmaması için de tarihte önlemler almış. Örneğin bu önlemlerin başında dil sorunumuz geliyor. Dili sadece ruhbana ayırmış ve ona bu dil “Allah’ın dili, Kurtarıcımız İsa’nın dili!...” ayetini sağlamlaştırıp yerleştirmiş. Ve, ruhban dışında tarihte, bu dili kaleme almış ruhban olmayana, ben hala rastlamış değilim. Yazanları da Sayfo sonrası olmuş. Genelde de onu Turabdin kökenliler yazmış. Dil dedik ... Bu dil, Urhoy (Urfa) ve çevresinde konuşulan dil olmuş. Bu bölge dışında, bu dili konuşan bir halk grubu olmamış. Burdaki okullarda, dışardan gelip okumuşlar, bunu burda öğrenip kendi bölgesine dönmüş. Daha sonraları da bu böyle sürmüş. Bu dil dışında hem Yukarı ve hem de Aşağı Mezopotamya da farklı yerel diller varmış. Bu dillerden ayakta kalanları Turabdin’de konuşulan ama yazıya dökülmüyen Şurayt kalmış. Yine aynı şekilde Urmi’de Doğu Süryanice kalmış, sağolsun Amerikan misyonerleri onu yazıya dökmüş ve bu bölgede yazı geleneği olmuş. Kilise, sürekli İsa’nın anadilimizi konuştuğunu lanse etmiş. Yani Urhoy’da konuşulan dili. İsa, Urho’ya hiç uğramamış ve bu dili de konuşmamış. Ama buna karşın dünyaya geldiği Galile’deki yerel Süryanice, İbranice,... öğrenmiş. Bu konuda bilgi sahibi olmak istiyenler uzman birçok tarihçinin çalışmasına başvurabilirsiniz. Kısaca, kilisenin temeli yalana dayanan “İsa anadilimizi konuştu!” propogandasının bugün artık doğru olmadığını çok iyi biliyoruz.
|