In reply to message #0
11 Haziran 1975’te İsveç’e ayak bastım, o gün bugün, şu an bulunduğum politik arena üzerinde sürekli çalıştığımı bilmeyen, sanırım çok az insan olmalı. Bu çalışmalarımı taaaaaaa 1976’dan, bu sıra Södertälje’deki ilk ve tek dernek olan Asur Derneği’nde başlattım. Bu derneğe üye olmuş ve olmamış bir sürü insanla yakından tanıştım... Bunlar arasında politikaya mesafeli olan ve olmayan insanları çok yakından gördüm ve yakından da tanıştım. Birlikte hem dernekte, hem ADO’da (Mtakazto’de),... çalıştım! Bunca insan arasında, ayağı yerde sağlam basan, bu dünyayı ve kendini tanımış, anlamış, ya da halkımızın davasını kavramış 1 kişiye dahi, rastlamadığımı itiraf etmek zorundayım! Bunlar arasında Basim Aẖo’da var. Benden önce İsveç’te bulundu. Onu tanıdığım 1975’ten bu yana, “cep, atmasyon ve koltuk” üçgeni dışında politika yapmadığını burda söylemek zorundayım. Ve bugün, kimin ne politik kimlik taşıdığı artık hiç sır değildir! 1 Nisan Günü’nde dernekte oturarak katılmak, ulusal bilinç sahibi olmak değildir. 24 Nisan’da başlıyan Sayfo faaliyetlerine dinleyici, hatta sunucu,... olarak katılmakla Sayfo’nun tarihsel olarak ne anlamla yüklü olduğunun sahibi olunmaz. 1 Mayıs Günü’nde de yürüyen korteje katılıp yürümek, politik bilinç sahibi olmak kesin değildir. *** Yıl 1976. Şubat ayında, Sosyal-demokratlar iktidarda, Turabdin’den gelen Doğu-Batı Süryanilere (Asur, Aram, Kildani), yaptıkları sığınma başvurularına, İsveç’te kalma hakkı kararını veriyor. Daha sonraları da, parlamentonun Bahar Dönemi Oturumu’nda, İsveç’te yaşıyan yabancı çocuklar için temel okulda anadil’de eğitim alma hakkı reformu kararı verildi. Bu sıra aramızda parlamentonun aldığı kararlarını, günlük basını izliyenimiz hemen hemen yok kadardı. 76 yaz tatili bitti. Okulların güz dönemi başladı. Anadil okutacağız! Anadil nedir? Hangi dil anadildir? Bilgimiz yok! Eğitmen, öğretmen, araç-gereç var mı? Yok mu? Gerekli mi değil mi? Bilgimiz bu konuda, yine sıfırdı! Aramızda öğretmen, öğretmen okulu mezunu, hiç yoktu. Resmiyet dışında bildiğimiz tek okul, kilisenin Alif-Ba medresesiydi. Ve bu medreselerde çok cılız, çok sınırlı bilgi ile eğitim veren kişilere Malfono (erile), Malfoniṯo (dişile) der ve onları, eski alfabeyi bildikleri için, çok üstün insanlar diye algılıyorduk.
|