In reply to message #0
12 İsveç’te hala gelenektir. Okulların açıldığı ilk günlerde, veliler toplantısı yapılır. Bu toplantılarda okul eğitimini ilgilendiren yeni yasa, karar,... gibi konu tanıtılır. Bilgi verilir. *** Güz 1976 dönemi başladı. Södertälje’de her okulda veliler toplantısı yapıldı. Ronna semtinde... Okul müdürü, gelen velilere İsveççe dili ile bilgi veriyor. Dili yeni öğrenen Malfone’ler, velilerin Şurayt diline çeviriyor. Müdür bir hanım, konuşmasında sürekli “yabancı, yabancılar, yabancıların dili, yabancı çocuklara anadilleri öğretilecek,...” sözcüğünü kullanıyor. Malfone’ler çevirirken “nëxroyo, nëxroye, lišono d nëxroye, an nacime dan nëxroye gëd mitawlëfi b lišono d këtte,...” diye iletiyor. Sürekli “yabancı” sözcüğü kullanıldı. En sonunda, müdür konuşmasını noktalıyor. Ayrılmadan önce, varsa velilerin sorulacak bir sorusu, onu iletti. Velilerin önemli bölümü Turabdinli Batı-Süryaniler’den oluşuyordu. Aralarında soru sormak için elini kaldıran olmamış. Çeviri yapan Malfone’ler, velilerin konuyu kavramadığını ya da anlamadığını sandılar olacak ki, velilere, “okulda çocuklarınıza Süryanice öğreteceğiz...” demek zorunda kaldılar ki konu anlaşılsın istediler. Önce veliler arasında uğultular, daha sonra el kaldırmalar gelmiş... Bir amca: “Siz, burda kilisenin izni olmadan, nasıl İsa’nın kutsal dilini öğreteceksiniz? Burası, bu dili öğretme yeri değil ki? Ruhbanlara bunu sordunuz mu?” diye soru sordu. Bu soruyu kim yanıtlıyacaktı? Müdür mü? Malfone’ler mi?... yanıt verilememiş. Amca küplere binercesine: “Burada, bu dille çocuklarımıza rezalet öğreteceksiniz, olmaz! Yeri değil!” Soru yine yanıtsız kalır. Bir başka veli hanım el kaldırdı, şunu sormuş: “Wawayle wawayle, qay an nacimayḏan gëd howën qaše w šamoše?! Lo! Harke lë kowe d mitaqre sëryoyo! Bu bayto kmёžğёlina basyo! Öğrenmek istiyenler, gitsin kilisede öğrensin!” Ağzından küf akıtarak, konuşmasına öfkeli durmadan devam etmiş... Ve diğer velilerde, aynı minval üzerinden karşı olduklarını gösterdiler. Hanım müdür, konuyu kavrıyamadığı gibi, toplantıyı sonuçlandırmak zorunda kalmış. *** Bugün, aradan hemen hemen, 45 yıl geçti. Zihniyette bir farklılık oldu mu?
|