In reply to message #0
4 Başta Midyat olmak üzere, Turabdin’de Protestanlığa geçmiş köylerde de eğitim veren okullar kurulmaya başlamış. Okullara katılan öğrenciler okuma yazma öğrenmiş. Doğal olarak bu anne, baba,... büyük yaştaki insana da sirayet ediyormuş. Turabdin’de 1800’lerin ortalarından itibaren bir tür yeniden doğma, filizlenme başını almış yürüyordu Şurayt eğitimi nedeniyle. Artık insanlar anadiline kavuşmuş, düşündüğünü yazıya döküyordu. Sorunlarını da bu yöntem üzerinden yavaş da olsa çözmeye çalışıyordu. Yani devlet, merci, görevli, yönetici,... ile olan sorunu da, yazarak iletme, yöntemine başlamış oldu bu öğrenen insanlar için. Eskiden, bunun tersi imiş! Bilen birine, her zaman başvurulmuş! Bu insan türü de parmakla sayılacak kadar değilmiş. Yıl 1878 (1) Midyat’ta egemen, suç dosyası çok kabarık, eli kanlı Safar’ler aşiretinin despot liderlerinden Ḫanne Safar, yanına aldığı 50 kişilik kalabalık bir güruhla, gece Amerikan Misyon Binasını basıyor. Binayı ateşe veriyor. Bina yerle bir oluyor. Şurayt eğitimini veren okul, okullar böyle bir sonla Turabdin’de noktalanıyor ve bir daha da eğitim veremiyor. Eğitim dili yerini Arapça ve Osmanlıca’ya bırakıyor. Şurayt dili bu yöntemle yeniden sahiplerinin eliyle toprağa gömülüyor. *** Osmanlı’nın ürettiği, geçmişteki Arap buluşu zimmiliğin devamı olan, Millet Sistemi zihnityetli felsefemize göre, bu bugün bile hala geçerli, Süryani Ortodoks ya da Yakubi Kilisesi’nden ayrılan insan ya da kişi,... Süryanilikten ayrıldı, koptu,... artık Süryani olduğu kabul edilmiyor. Bu temel üzerinden de karalama propogandası üretiliyor ve bu insanlar toplum nezdinde tecride uğratılıyor. Toplumdışılık işlemi bu şekilde devreye giriyordu. Bu türden karalama propogandası, ruhban eliyle, sürekli kilise altarından işletiliyordu. Bu politik ayrımcılık aparthaytın ta kendisiydi Turabdin’de. Ayrılan kişinin anadili konuşması başta olmak üzere, aynı toplumdan olan insanlarla evlenmesi, iletişim kurması, dostluk, akrabalık,... gibi doğal ilişki tamamen kesilsin diye, şiddet kullanılırdı. Ve ayrılan bu insanlar sürekli aşağılanır, hor görülür ve onların sıradan günlük sorunları bile büyük politik sorunla süsleniyor, mercilere ihbar şeklinde iletiliyordu. Bu yüzden bugün katolik, protestan,... olmuşlar Arapça, Türkçe,... ayin, ilahi okuma tercihini yaptı ve hala da bunu böyle yapıyor. Notlar
1- “Major Trotter to the Marquis of Salisbury” Şimşir, Bilal N., British Documents On Ottoman Armenians (1896-1880), Vol. 1, Ankara: TTK 1982, ss. 298-300.
|