In reply to message #0
8 Yine tekrarlıyorum, iki birbirinden ayrı dilimiz var! Biri anadil Şurayt, halkımızın hala günlük kullandığı ve diğeri de Urhoy ve çevresinde eskiden kullanımda olmuş ve yazıya geçmiş “urhoyo” dediğimiz Klasik Süryanice. Klasik Süryanice, bugün günlük konuşanı yok! Kilisenin ayin ve litürjisi, ilahileri, şarkıları hala bu dille, cami hafızları örneği, kullanımda. Aramızda bilimsel dünyadan sağlıklı dilci olmadığı için, halka bunu bizim faqqalar (šamoše’ler) tanıtıyor. Yani kilisenin medresesinde Olaf-Beṯ öğrenenlerimiz bunun dil olup olmadığını tanıtıyor. Durum bu olunca, doğal olarak, temeli yalana dayanan söylem ve sunum piyasada bol olur. Ve bu medrese kökenliler, Klasik Süryanice’nin “tek” anadil olduğunu hep propoganda ederler. Hanoyo u lišono ẖaqiqi d këtlan! Bu söylem üzerinden, dile ne yaptıklarını bilen var mı? *** Anadil Şurayt, uzun bir süre, bilim dünyasında duraklama devri yaşar. Yıl 1923... Alman doğubilimci Adolf Siegel, Laut-und Formenlehre des neuaramäischen Dialekts des Tur´Abdin, 1923, adlı bir çalışma ile gramer yayınlıyor. Çalışmayı yayınlamadan önce, deneme amacıyla Kudüs’e geliyor. Burda Rahip Dolabani ile karşılaşıyor. Burda bulunan Turabdin kökenlilerle dört gün yaptığı çalışma üzerinden dilde kullandığı sözcükleri kullanıp deniyor. Dolabani doğubilimcinin yaptığı bu çalışmaya şaşı kalıyor. Daha sonra Adolf Almanya’ya geri geliyor, çalışmasını kitap olarak bastırıyor. *** 1960’ların başında doğubilimci Helmut Ritter Şurayt’a el atıyor. Yakındoğu’ya yanında büyük bir Grundig teyple geliyor Almanya’dan. Sözlü bir alan çalışması yapıyor. Karşılaştığı birçok Turabdinli ile söyleşiler yapıyor. Bu söyleşileri, olduğu gibi Şurayt ve Almanca çevirisi ile dört ayrı cildte, Ţuroyo, Die Volkssprache der syrischen Christen des Ţur´Abdin, Band-1-4, 1967-71-79, yayınlıyor. Bu çalışması üzerinden gramer ve sözlük hazırlıyor. Hazırladığı bu iki önemli çalışma basıma ulaşmadan, bu dünyadan göçüyor. Ve daha sonraları, öğrencileri ve diğer doğubilimci dostları bu çalışmalarını olduğu gibi, elyazımlarıyla basıp yayınlıyor. Otto Jastrow, öğrenciliği sırasında Helmut Ritter’e yardımcı görevlisi oluyor. Daha sonra o da hocasının izinden devam ediyor. Midën dili üzerinden ürünler üretiyor. İlk çalışması, Laut-und Formenlehre des neuaramäischen Dialekts von Midin im Ţur ´Abdin, 1967, ile ciddi başlıyor. Şurayt dilini çeşitli konferans ve sempozyumda sunumlarla tanıtıyor. Ve Şurayt böyle bir yaşam alanı bulup bilim dünyasında aralıksız yaşamına devam ediyor.
|